Sosyal medyada düzenli ve nitelikli içerik üretmek isteyen markalar bir noktada aynı soruyla karşılaşır: Bu işi bir sosyal medya ajansına mı vermeli, yoksa kurum içinde bir ekip mi kurmalı? İki modelin de güçlü ve zayıf yanları vardır. Doğru karar markanın büyüklüğüne, hedeflerine ve iç kaynaklarına göre değişir. Aşağıdaki altı ölçüt, bu kararı daha sağlıklı vermenize yardımcı olur.
1. Toplam maliyet
Kurum içi ekibin maliyeti yalnızca maaştan oluşmaz. Sosyal güvenlik giderleri, yazılım lisansları, ekipman, eğitim ve izin dönemlerinde işin aksamaması için gereken yedekleme de hesaba katılmalıdır. Sosyal medya ajansı ise bu giderleri tek bir hizmet bedeli içinde toplar. Doğru karşılaştırma için iki modelin toplam maliyetini aynı kapsam üzerinden hesaplamak gerekir.
2. Uzmanlık çeşitliliği
İyi bir sosyal medya yönetimi strateji, metin yazarlığı, grafik tasarım, video kurgu, reklam yönetimi ve veri analizi gibi farklı uzmanlıklar gerektirir. Tek bir çalışandan bu yetkinliklerin hepsini beklemek çoğu zaman gerçekçi değildir. Ajans bu uzmanlıkları bir ekip olarak sunar.
3. Marka bilgisi ve iç iletişim
Kurum içi ekip şirketin ürünlerini, kültürünü ve gündemini içeriden bilir; bilgiye ve onaya daha hızlı ulaşır. Ajansın bu bilgiyi edinmesi için iyi bir brif, düzenli toplantılar ve açık bir iletişim kanalı gerekir. Bu nedenle ajansla çalışan markalarda da içeride sorumlu bir iletişim yöneticisinin bulunması önemlidir.
4. Hız ve gündem takibi
Anlık gelişmelere hızlı tepki vermek sosyal medyada fark yaratır. Kurum içi ekip anlık kararlarda avantajlıdır; ajans ise farklı sektörlerde edindiği deneyimle trendleri ve platform değişikliklerini daha geniş bir perspektiften izler. Hangi modelin daha hızlı olacağı, büyük ölçüde onay süreçlerinin ne kadar sade kurulduğuna bağlıdır.
5. Ölçeklenebilirlik
Lansman, kampanya ya da kriz dönemlerinde iş yükü birden artar. Kurum içi ekipte bu artış ek işe alım ya da fazla mesai gerektirir. Ajans ise kaynaklarını döneme göre artırıp azaltabilir. Mevsimsel ya da kampanya odaklı çalışan markalar için bu esneklik önemli bir avantajdır.
6. Kriz ve itibar yönetimi
Olumsuz bir yorum dalgası ya da beklenmedik bir gündem deneyim ister. Sosyal medyayı PR ve kriz iletişimi bilgisiyle birlikte yöneten bir ajans, sorunların büyümeden yönetilmesine yardımcı olur. Bu konudaki yaklaşımımızı kriz iletişimi sayfamızda inceleyebilirsiniz.
Hibrit model: İki yaklaşımın güçlü yanları bir arada
Pek çok marka için en verimli çözüm hibrit modeldir. Kurum içinde markayı iyi tanıyan bir iletişim sorumlusu gündemi ve onay süreçlerini yönetir; strateji, içerik üretimi, reklam ve raporlama ise sosyal medya ajansı tarafından yürütülür. Bu model hem marka bilgisini hem de uzmanlık çeşitliliğini korur. Bir ajansın üstlendiği görevleri sosyal medya ajansı ne iş yapar yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Brand-More PR Ajansı olarak 2015’ten bu yana markaların sosyal medya iletişimini PR, medya ilişkileri ve kriz iletişimi deneyimiyle birlikte yürütüyoruz. Kurum içi ekibinizle birlikte çalışabileceğimiz bir model kurmak için sosyal medya ve dijital kanal yönetimi hizmetimizi inceleyebilir ya da bizimle iletişime geçebilirsiniz.




